Dijital Yükselişin Satış Noktasına Etkisi

Dijitalin Yükselişi, Satış Noktası İletişiminin Önemini Azaltmıyor!

Reklam veya tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik iletişim faaliyetleri markadan tüketiciye tek taraflı bir iletişim midir? Eğer öyle olsaydı, şüphesiz ki tüketicinin nefret ettiği bir şey olacaktı. Fakat dijital dünya marka-tüketici ilişkisini kökten değiştirdiğinden beri durum pek de öyle değil. Marka-tüketici iletişimi artık çift taraflı ve tüketici ipleri ele almış gibi görünüyor. Öyle ki, tüketici içinde bulunduğu iletişim kanallarında neyi görmek neyi görmemek istediğine karar verebiliyor. Bu yeni iletişim dünyasında, bir tüketiciyi mesaja maruz bırakmaktan fazlasını yapmak gerekiyor.

Peki, iletişimin bu denli tüketicinin elinde olduğu günümüz pazarlama dünyasında tüketiciler marka ile olan iletişimlerini nasıl şekillendiriyorlar? Marka ile ilgili bilgilendirmeleri gördükleri veya görmek istedikleri kanallar hangileri?

etkile 2

Roamler Türkiye bu sorulara 465 kullanıcı ile akıllı telefon uygulaması üzerinden gerçekleştirdiği araştırmasında cevap arıyor. Kullanıcılara reklamlarla karşılaştıkları mecralardan, bilgi ya da promosyon almak için tercih ettikleri yollara kadar birçok soru yöneltiyor. Araştırma kullanıcıları, %39,7’si hala öğrenci olan genç bir kitle.

Marka reklamları ile karşılaşılan mecra sorulduğunda, hala en büyük payı ve yatırımı alan televizyon, %76 ile kullanıcıların en çok işaretlediği seçenek olarak göze çarpıyor. Televizyon ardından gelen seçeneklere bakıldığında ise dijital kanalların öne çıktığı görülüyor. İnternet reklamları %73 ile televizyona çok yakın durumda. Multitasking’in (aynı anda birden çok iş yapma) yaygınlaşması ile birlikte tüketici artık televizyon reklamına maruz kalırken aynı anda da zaten çevrimiçi durumda oluyor. Dolayısıyla, televizyon etkileşimi sırasında yanındaki başka bir ekran (tablet, dizüstü, akıllı telefon) ile de etkileşim içerisinde olması yüksek bir ihtimal. Bu iki seçeneği takip eden cevaplar da dijitalin yükselişini destekler nitelikte. Sosyal medyada marka reklamlarını işaretleyenler (%43) ile sosyal medyada marka hakkında yapılan yorumlar seçeneğini işaretleyenler (%42) arasında çok az fark olması dijital de WOM(Word of mouth) etkisine de iyi bir örnek.

etkile3

Bir önceki soruda kullanıcılar reklam ile karşılaştıkları mecraların hepsini işaretlemişlerdi. Onu izleyen soruda ise bu kez reklam ile en çok karşılaştıkları mecra soruluyor. Bu soruya verilen cevaplar da bir önceki sorunun cevapları ile paralellik gösteriyor. Televizyon yine %40 ile başı çekerken kullanıcıların %24,9’u internet reklamları ile %8,6’sı ise sosyal medya reklamları ile çok sık karşılaşıyor. İnternet ve sosyal medyanın birleşik payı televizyona yine oldukça yakın (%33,7).

Bilgiyi almak istedikleri mecralar ise genellikle dijital. Bilgi almayı tercih ettikleri kanallar sorulduğunda katılımcıların %39,1’i firmaların sitelerini öncelikli seçenek olarak gösterirken markaların sosyal medya hesapları da %36,1 ile yadsınamayacak oranda tercih edilmiş. Mağazadan veya mağaza görevlisinden bilgi almak ise %25,8 oranında tercih edilmiş üçüncü kanal olarak öne çıkıyor.

Yeni ürün keşfetmek veya yeni ürün deneyimlemek söz konusu olduğunda ise Türkiye’deki tüketiciler geleneksel yöntemlerden vazgeçmiyor. Ürünleri direkt olarak görmek, dokunmak, koklamak vs. isteyen kullanıcılar yeni bir ürünü keşfetmek için markaların mağazalarını ziyaret ediyor(%58,3). Tüketiciler için yeni ürünler konusunda yakınlarının tavsiyeleri güvenilir bir kaynak (%39,7). Arama motorlarında arama yapmak da tüketicinin bir diğer seçeneği. Bu bilgiye bakıldığında her ne kadar bilgiyi dijitalden edinmek daha kolay olsa da tüketiciler halen mağazaları gerek bilgi almak, gerekse yeni ürünler ile tanışmak için tercih ediyor. Bir diğer açıdan bakıldığında Türkiye’de gıda ve ev alışverişlerinin halen daha çok yüksek oranlarda mağazaya giderek gerçekleştirilmesinin de etkisi var. Bunun üzerine Türkiye’de tüketicilerin çoğunluğunun (%83) Haftada bir ya da daha fazla sefer market alışverişine bilgisini ekleyip tekrar baktığımızda fiziki mağazaların tüketicilere ulaşmak için markaların kullanabileceği en önemli kanal olma özelliğini koruduğu düşünülebilir.

Araştırmada çıkan sonuçlara bakıldığında görülüyor ki dijital mecralar ve sosyal medya tüketicilerin marka mesajlarını alma şekillerini ve markalar ile iletişimlerini şüphesiz değiştiriyor. Buna rağmen tüketicinin yeni ürün keşfetmek veya bilgi almak aşamasında mağazaları büyük oranda tercih ettiğini görüyoruz. Buradan hareket ile mağazaların ve mağaza içi iletişimin markaların tüketici iletişimi için halen çok önemli olduğu söylenebilir. Dijitalin yükselişini dikkate alıp stratejilerini belirleyen ama aynı zamanda 360 derece bir pazarlama anlayışından vazgeçmeyen markalar önümüzdeki dönemde tüketici ile en doğru iletişimi kuracak gibi görünüyor.

Son Yazılar