Migros’tan Gıda Bağış Projesi

migros

Migros, gıda kaybının önlenmesi ve satış fazlası gıdaların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için yürüttüğü ‘Gıdaya Saygı’ projesini bir adım ileriye taşıyarak gıda bağışında yeni nesil bir uygulamanın öncüsü oldu. Uygulama çerçevesinde Migros, görsel olarak satış kriterlerini karşılamayan ancak besin değerlerini koruyan meyve ve sebzeleri günlük olarak Gıda Bankaları ve sosyal marketlere ulaştırmaya başladı. Şirket, Fazla Gıda A.Ş. işbirliği ile tamamen web tabanlı bir portal üzerinden, gıda bağışı için ayırdığı ürünlerle gıda taleplerini eşleştiriyor. Böylece bağışladığı tüm gıdaların doğru adreslere ve yüksek kalite ile ulaştığından emin oluyor.

‘Gıdaya Saygı’ projesiyle ilgili açıklamada bulunan Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün araştırmasına göre dünyada üretilen gıdaların üçte biri çöpe gidiyor. Bu konuda asıl kilit nokta olarak evlerdeki tüketime işaret edilse de biz Migros olarak sorumluluk aldık ve 2025 yılında gıda kayıp ve imha oranlarımızı 2015 yılına göre yüzde 50 azaltma hedefi koyduk. Bunun için operasyonel süreçlerimizdeki kayıpları önlemek adına lojistik sistemimizi yeniledik ve 20 milyon TL’lik yatırımla tamamen akıllı hale getirdik. Daha önce bir mala tüketiciye ulaşana kadar 12 defa dokunuluyordu, şimdi bu rakam Migros’ta 5’e iniyor. Kolili değil adetli sevkiyat sayesinde satılacak kadar ürünü doğrudan rafa ulaştıran bir sistem kurduk. Böylece kayıp oranlarımızı önemli ölçüde düşürmeyi hedefledik. Bununla da yetinmedik, Fazla Gıda’nın sağladığı teknolojik alt yapıdan faydalanarak gıda bankalarına yaptığımız bağışları sistematik ve sürdürülebilir hale getirdik. ’Gıdaya Saygı’ projemiz ile 2025’e kadar gıda imha oranlarımız yüzde 50’ye kadar düşecek” dedi.

Migros’un öncüsü olduğu bu yeni nesil uygulama sayesinde, Migros’un bağış yapabileceği gıda ürünleri ile bağış almak isteyen gıda bankalarının talepleri aynı platformda eşleşiyor. Böylece, bağışlanan gıdalar doğru adreslere doğru miktarda ulaştırılarak yüzde yüz değerlendirilmiş oluyor. Pilot uygulamasına 2017 yılı başında İstanbul’da meyve ve sebze bağışı ile başlanan projeye kısa zamanda kuru bakliyat ürünleri de dahil edildi. İlerleyen dönemlerde Türkiye geneline yaygınlaştırılması ve farklı ürün gruplarını da kapsaması hedefleniyor.

Migros’un tam 63 yıldır tüm paydaşları için değer yaratmaya odaklanan bir kuruluş olduğunu vurgulayan Migros Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Özgür Tort, “Sürdürülebilir büyüme stratejimiz doğrultusunda sürdürülebilirlik ilkesini tüm çalışmalarımıza yol gösteren bir kılavuz olarak değerlendiriyoruz. Gıda perakendecisi olarak gıdaların değerlendirilmesi konusuna ayrıca eğiliyoruz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün araştırmasına göre dünyada üretilen gıdaların üçte biri çöpe gidiyor. İmha edilen gıdaları üretmek için kullanılan su ise yıllık tarım için kullanılan suyun 1/4’üne karşılık geliyor. Gıda atıkları bir ülke olsaydı, dünyadaki karbon emisyonu yaratan en büyük 3. ülke olacaktı. Dünyada kıtlık yaşanan ve yeterli gıdaya ulaşamayan ülkeler olduğunu da göz önüne almamız gerekiyor. Evlerdeki gıda atıkları gıda israfındaki asıl kaynağı yaratsa da herkesin elini taşın altına koyma zamanı geldi. Doğru mekanizmalar ve koordinasyonla, bu küresel sorun karşısında etkili bir çözüm adresi olmak mümkün. Migros olarak gıda perakendesi sektöründeki öncü konumumuzu koruyarak bu alanda da sorumluluk aldık ve öncü adımlar atıyoruz. Kendimize 2025 yılına kadar, 2015 yılına kıyasla gıda imha oranlarımızı yarı yarıya indirme hedefi koyduk” dedi.

Gıda imha oranlarının azaltılması ve etkili bir bağış mekanizmasının oluşturulması için en önemli konunun az kayıp üreten akıllı sistemler kurmak olduğunu belirten Özgür Tort, “Biz de işe bununla başladık. Bunun için operasyonel süreçlerimizdeki kayıpları önlemek ve verimlilik adına lojistik sistemimizi yeniledik ve 20 milyon TL’lik yatırımla tamamen akıllı hale getirdik. Daha önce bir mala tüketiciye ulaşana kadar 12 defa dokunuluyordu, şimdi bu rakam Migros’ta 5’e iniyor. Kolili değil adetli sevkiyat sayesinde satılacak kadar ürünü doğrudan rafa ulaştıran bir sistem kurduk. Böylece kayıp oranlarımızı önemli ölçüde düşürmeyi hedefledik. Bununla da yetinmedik, Fazla Gıda’nın sağladığı teknolojik alt yapıdan faydalanarak gıda bankalarına yaptığımız bağışları sistematik ve sürdürülebilir hale getirdik” dedi.

‘Gıdaya Saygı’ projesiyle gıda atıklarının azaltılması için çok aşamalı büyük bir çalışma başlattıklarını belirten Özgür Tort, çalışmanın son ayağında ise Türkiye’de bir ilke imza attıklarını ifade etti. Tort, “Teknolojiden faydalanarak gıda bankalarına yaptığımız bağışları daha sistematik ve sürdürülebilir hale getirecek bir çalışmanın öncüsü olduk. İki genç girişimci tarafından kurulan Fazla Gıda A.Ş. işbirliği ile gıda bağışında yeni nesil bir uygulamanın ilk destekçi firması olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu sayede hem genç girişimcilerimize destek verdik hem de gıda bağışından yeni bir dönemin başlamasına katkı sağladık. Dünyada birçok gıda perakende devinin kullandığı sistemi Türkiye’de ilk uygulayan Migros oldu” dedi.

Bağış için ayrılan gıda ürünleri ile gıda bankaları ve sosyal marketlerin gıda taleplerini aynı platform üzerinde buluşturan sistem ile ilgili Tort, “Tamamen web tabanlı bir platform üzerinden mağazalarımız, satıştan kaldırdıkları ancak besleyici özelliğini koruyan tüketime uygun gıdaları sisteme giriyorlar. Fazla Gıda A.Ş., gıda bankaları ve sosyal marketlerin girdikleri taleplerle eşleşme yapıyor ve bağışları günlük olarak değerini kaybetmeden gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Proje bu noktada sürdürülebilir hale geliyor. Meyve-sebze ile başlattığımız uygulamaya kuru bakliyat ürünlerini de ekledik. İstanbul’da başlattığımız pilot uygulamamızı Türkiye çapında yaygınlaştırmayı planlıyoruz.” dedi.

Migros’un sürdürülebilir büyüme hedefi ile verimlilik esaslı modelini oturturken, dünyaya ve içinde yaşadığımız topluma karşı görev ve sorumluluklarının da her zaman farkında olduğunu ifade eden Tort, “Migros’ta sürdürülebilirlik anlayışını doğal refleks haline getirdik ve doğal bir ihtiyaç olarak tüm çalışanlarımıza ve organizasyonel yapımıza taşıdık. Bu projemiz de bu anlayışımızın net bir karşılığı oldu” dedi.

Dünyanın en önemli perakende kuruluşlarının çatı örgütü konumunda bulunan Consumer Goods Forum’un (CGF – Tüketici Ürünleri Forumu) Yönetim Kurulunda yer alan Özgür Tort, Migros’un Türkiye’yi ve yükselen pazarları temsil eden tek kuruluş olduğuna dikkat çekti. Özgür Tort, “CGF; Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin gıda atık ve kaybının önlenmesini de içeren 12. maddesi ile ilgili önemli çalışmalar yapıyor. Tüm Consumer Goods Forum üyesi şirketler, 2025 yılı itibariyle gıda atıklarını yüzde 50 azaltma konusunda taahhüt verdi. Migros da bu taahhüde uygun olarak, bu alandaki çalışmalarını hızlandırdı” dedi.

Son Yazılar