Metro Türkiye, et ve balığın izinde

metro_market_et_ve_balik_projelerinin_izinde_oldugunu_acikladi_h17471_857a1

Sürdürülebilir Markalar Konferansı’na konuşmacı olarak katılan Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Mesut Doğukan, Metro’nun balık ve et izlenebilirliği projeleri hakkında bilgi verdi.

Markaların geleceği şekillendirmede oynadığı role dikkat çekmek ve markaların sürdürülebilir bir gelecek için yaptıkları çalışmalarıyla birbirlerine ilham olabilmeleri için sürdürülebilir markaları bir araya getiren Sürdürülebilir Markalar Konferansı geçtiğimiz günlerde Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleşti. Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nın bu yılki teması “Redifining the good life / İyi yaşamı yeniden tanımlamaktı.

Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Mesut Doğukan ilk gün, “Markanızın Kalbine İyi Yaşamı Koymak” başlıklı konuşması ile Sürdürülebilir Markalar Konferansındaydı. Konuşmasında Metro’nun balık ve et izlenebilirliği projeleri hakkında bilgi veren Doğukan, bu projeleri hayata geçirirken Metro Toptancı Market olarak tedarik zincirinde köklü değişiklikler yaptıklarını belirtti ve bu değişiklikleri gerçekleştirmek için teknolojiden nasıl faydalandıklarının altını çizdi.

Metro Türkiye Gıda Kategori Grup Müdürü Mesut Doğukan, konuşmasında “Biz eti ve balığı yalnızca ticari bir ürün olarak değil; gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak görüyoruz. İşte bu yüzden ‘Bugünün balığını yarına da bırakalım’ dedik ve Su Ürünleri Kooperatifleriyle, balıkçılarla el ele vererek balığın izlenebilirliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için yola çıktık. Teknolojinin nimetlerinden de faydalanarak, limanlarda ve karaya çıkış noktalarında su ürünleri kasalarına konulan balığın hangi sularda, hangi tekne ile ne zaman avlandığını belirten izlenebilirlik bilgilerini kayıt altına aldık. Tüketici ne yediğini bilsin diye, bu bilgileri satış aşamasında kasalara veya poşetlere konulan QR barkod ile müşterilerin bilgisine de sunduk” dedi.

“Metro Türkiye olarak, geleneksel balıkçılığı da koruma altına almak amacıyla Türkiye denizlerinde avlanan balıkçıların alın terini koruyan Merkez Birliği’ne bağlı İstanbul, Rize, Çanakkale ve Adana kooperatiflerden de alım yaptıklarını belirten Doğukan, “Şu an en yeni uygulamamız çipura ve levrek gibi çiftlik balıklarında da QR kod uygulaması ile tüm bilgileri tüketicilerimize ulaştırabilmek” dedi.

İzlenebilirlik çalışmalarının balıkçılıkla sınırlı olmadığının altını çizen Mesut Doğukan, et İzlenebilirliği konusunda da çiftlikten tabağa tüm tedarik zincirini takip ettiklerini, etin tüm tedarik sürecini kayıt altına alarak, QR kod etiket sistemiyle, etin yüzde 100 izlenebilirliğini sağladıklarını aktardı. Doğukan sözlerini “Böylece Metro’dan alışveriş yapanlar; hayvanın ne zaman doğduğu, hangi çiftlikte yetiştiği gibi kimlik bilgilerine, kesildiği mezbahaya, kesim sonrası onay veren veterinerin veteriner numarasına, kesim tarihine, hangi tedarikçi tarafından paketlendiğine ve son ürün olarak ne zaman üretildiğine kadar tüm bilgilere ulaşabiliyor. Kısacası gelecek nesiller güvenilir et yiyebilsin diye gözümüzü etten ayırmıyor ve ‘Et İzlenebilirliği’ projemizle sofralara gelen etin güvenilirliğinden emin olmak için etin tüm yolculuğunu, müşterilerimize şeffaflıkla aktarmaktan mutluluk duyuyoruz” diyerek tamamladı.

Son Yazılar